ERGEN » ERGEN PSİKOLOJİSİ

« önceki sayfaya dön

TV ve Ergen

Günümüzde çocukların çevrelerinde bulunan en önemli uyaranlardan biri ise televizyondur.

Televizyonda tüm yaş gruplarına yönelik yayınlar yapılmaktadır. Bu yayınların çocukları etkilediği bir gerçektir. Genellikle çocukları hedef alan programlarda “eğlendirirken eğitir” ilkesi geçerlidir.

Öğrenilenlerin % 83’ü görme, % 11’i işitme yoluyla öğrenilmekte ve işitilenlerin % 20’si, görülenlerin % 30’u, görülüp işitilenlerin ise %  50’si hatırlanabilmektedir.

Önceki kuşaklar sokakta oynarken ve bisiklet lastiği şişirirken, günümüz kuşağı bilgisayarda vakit geçirmektedir ve ciddi anlamda televizyon alışkanlığına sahiptir. Diğer bir deyişle bugünün çocukları daha okumaya başlamadan önce ikonları, sanal dünya kahramanlarını ve televizyon simalarını öğrenmektedirler.
Televizyon yayınlarının 24 saate yayılması, kanal sayısının artması, program içeriklerinin renkli, animasyonlu ve albenili hale gelmesi, ergen – televizyon ilişkisinin bağlarını giderek sağlamlaştırmıştır.

Diğer yandan uzmanlar ergenlerin pek çok konuda anne-babalarından kendilerini tatmin eden doyurucu bilgileri alamamakta ve bu sebeple, her şeyin yanıtını buldukları televizyona yönelmekte olduklarını ifade etmektedirler. Örneğin, anne ve babası çok televizyon izleyen ergenlerin de onları model alma yoluyla televizyonu tercih etmesi söz konusudur.

İnsanlar televizyon izlerken fiziki olarak pasiftir ancak izlediklerini yorumlaması, üzerinde düşünmesi, kahramanlarıyla kendini özdeşleştirmesi ve kendini onların yerine koyması sebebiyle aktif konumdadır.

TELEVİZYONUN ERGENLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Televizyon, farklı nitelik ve yoğunlukta olmak üzere, bireye
ve onun oluşturduğu topluma 3 ana başlık altında etki etmektedir:

    1) Toplumsal (sosyal) etkiler: Aile düzenine, serbest zaman, öğrenme ve eğitime, tutum ve davranışlara, ekonomiye etkiler…
    2) Ruhsal (psikolojik) etkiler: Şiddet, saldırganlık duygusu yaratmak, tutum ve davranışları yönlendirmek
    3) Bedensel (fizyolojik) etkiler: Sürekli televizyon izleme nedeniyle hareketsiz kalma ve şişmanlama, uyuma güçlüğü, göz bozukluğu…
   
      Unutulmamalıdır ki; tek bir görüntü bile ergende beklenmedik bir etki yaratabilir, duygu patlamasına neden olabilir.
İzleme süresi ve içerik de ergenin etkilenmesinde önemli rol oynamaktadır. İzleme süresi arttığında etkilenme oranı artmaktadır

      Çocukların, uzun süre TV karşısında kalmaları durumunda, beyindeki sağ-sol yarıküreler arası denge ve iletişim bozulabilir. Bu da sosyal etkileşimde ve eğitim hayatında zorlanma ve isteksizliklere neden olabilmektedir.

TV’NİN OLUMSUZ ETKİLERİ NELERDİR?

Televizyonun tek yönlü bir iletişim aracı olması çocuğun dil gelişimini olumsuz etkilediği gibi, gerek yabancı gerekse yerli programlarda Türkçe’nin sıkça yanlış, kötü ve yabancı özentili kullanılması da belli bir süre sonra çocukların Türkçeyi kısır ve yanlış bir şekilde kullanmasına neden olmaktadır.

•    Çocukları şiddete ve saldırgan davranışlara yöneltme
•    TV başında çok fazla vakit geçirmeleri nedeniyle okul başarısında azalma
•    Oyun oynama becerisinin azalması
•    Değer yargılarında bozulma
•    Yetersiz sosyal aktivite
•    Çocuğu duygusal bunalıma itme
•    Yaşa, cinsiyete ve kültüre uygun olmayan davranışlara yöneltme
•    Tüketiciliğe teşvik etme
•    Ergenleri gerçeklikten uzaklaştırma

         Pek çok programda dikkati çeken bir özellik de cinsiyet rol tanımlamaları olmaktadır. Kadınların zayıf, pasif, her zaman erkekten yardım talep eden, kurtarılmayı bekleyen taraf, erkeklerin ise evin geçimini sağlayan, yarışmacı, aktif, kurtarıcı, güçlü, hizmet talep eden taraf olduğu görülmektedir (Timisi ve Durlu).

Aşırı ve bilinçsiz şekilde izlendiğinde, TV çocukların 4 farklı gelişim alanını etkilemektedir:

Fiziksel Gelişim

•    Radyasyon yayması nedeniyle baş ağrısı, göz yanması, halsizlik ve baş dönmesi yaratması.
•    Biyoritimde bozukluklar, uyku bozukluğu, yorgunluk, stres ve depresyon, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve kansere karşı direncin düşmesi
•    Epilepsi nöbetlerini tetiklemesi: Sürekli ve hızlı değişen görüntüler epilepsi nöbetlerini tetikleyebilir.
•    Sağlıksız beslenmeyi teşvik etmesi ve şişmanlatması: Memphis Eyalet Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre, TV seyrederken harcanan kalori sadece yatakta uzanma sırasında harcanan kaloriye göre ortalama % 14,5 daha düşüktür.
•    Stanford Üniversitesi Tıp Okulu’nun yaptığı bir araştırmaya göre, sadece TV karşısında pasif olmak değil aynı zamanda sağlıksız yiyeceklerle ilgili reklamlar izleme sonucunda; sağlıksız ve yanlış beslenme alışkanlıkları edinme de şişmanlatmaya neden olabilmektedir.
•    Erken ergenliğe girmeye neden olabilmesi: Dr. Aric Sigman’a göre, TV’da cinsel içerikli sahnelerin artışı küçük kız çocukların cinsel olgunlaşmasını etkilediği tahmin edilmektedir. Yapılan bir araştırmaya göre, yetişkinler tarafından izlenen cinsel içerikli görüntüler cinsiyet hormonlarını etkileyebilmektedir.
•    Olumsuz beden imajına neden olması: TV’da gösterilen ideal vücut ölçülerine sahip mankenler ve oyuncuların etkisi altında kalarak kendi vücudundan memnun olmama, değişmeye çalışma ve kendini olduğu gibi kabul etmeme gibi sorunlar yaşanabilmektedir.

Sosyal Gelişim

Şiddete karşı gençleri duyarsızlaştırabilir ve şiddet içerikli görüntüleri taklit edebilir ve bunun sonucunda çevresine karşı agresif davranabilir. Gençler dünyayı gerçekte olduğundan daha kötü bir yer olarak algılamaya başladığında, ya kendini korumak için saldırgan davranışlar benimseyecek ya da aldırmaz bir tutumla duyarsızlaşabilecektir.
Çocuğun çevresiyle olan ilişkilerini zayıflatabilir.

Duygusal Gelişim

Hırsızlık, bıçaklamak, silah kullanmak, adam öldürmek, mafyaya özenmek gibi, evde kalmak istememe, anne bağımlılığı, okula gitmek istememe gibi davranışların oluşmasına neden olabilir.
     
Bilişsel Gelişim

-Gençler bilişsel ve duyuşsal gelişimlerine göre, görüntüleri daha mantıklı bir biçimde değerlendirebilecekken, TV’nin çok izlenmesi düşünmeyi, hayal gücünü ve problem çözme becerilerini olumsuz etkileyebilir: TV hayalleri ve fikirleri hazır olarak verir ve hayal etme gereğini ortadan kaldırabilir.
-Ders çalışma konusunda isteksizlik yaratabilir.
-Uzun süreli dikkati olumsuz etkileyebilir.
-Beyin araştırmacılarına göre çocuk eğer günde 2-4 saatten fazla TV seyrederse beyin fonksiyonları uyuşarak bağlantılar tembelleşir. Televizyonun uyuşturucu etkisi ile beyin bir konuda odaklaşamayarak konudan konuya atlar hale gelir ve dikkat sürekliliğini kaybeder.

TELEVİZYONUN OLUMLU ETKİLERİ NELERDİR?

1- TV, tüm aile bireylerinin birlikte vakit geçirmesi için bir olanaktır.
2- Aileler, TV’yi çocuklarını okumaya yönlendirmek için katalizör olarak kullanabilirler; seyrettikleri program ile ilgili materyal, kitaplar aracılığıyla derinleştirilebilir.
3- TV programları (örn; tartışma programlarında bir konunun detaylı olarak tartışılması, teze karşı antitezi savunan konuşmacıların varlığı) ebeveyn, çocuk arasında yaşanabilecek muhtemel çatışmaların çözümüne yardımcı olur.
4- Haberler ve tarihle ilgili programlar, gençlerin başka halkları ve kültürlerini daha iyi tanımasına yol açar.
5-  Belgesel programlar, gençlerin dünyayı ve toplumu daha iyi anlamlandırmasını sağlayacak eleştiri yeteneğinin gelişmesine neden olur.
6- Çocuklarda yardımlaşma, paylaşma, dostluk modellerinin gelişimine katkı sağlar.
7- Çocuklarda kurallara uyma, hataları hoş görme, görevleri sonuna kadar yürütebilme gibi kalıcı ve olumlu değişmelere etki eder.

Televizyon;

*Eğlenceli ve rahatlatıcıdır: Televizyon izlemek bir anlamda çocuğun olumsuz duygularını boşaltma yolu olabilir.
*Sosyal ortamlarda konuşulacak ortak konular sağlar dolayısıyla arkadaşlarıyla iletişimi kolaylaştırabilir.
*Erkek çocukların daha fazla şiddete başvuran taraf olduğu, kız çocuklarının ise, hanım hanımcık, sessiz, sakin, toplum tarafından kendi cinsine yazılan kaderine razı görüntü ve mesajlar yer almaktadır.
*Bu da çift yönlü bir etki yaratarak kız çocuklarının zayıf ve pasif olmaları ne kadar doğalsa, erkek çocuklarının da o kadar kavgacı ve saldırgan olmaları adeta doğal gösterilmektedir.

YAPILMASI GEREKENLER

*Çocukların izledikleri televizyon saatleri kontrol altında tutulmalı.
*Çok siddet ve öfke içeren programların izlenmesi engellenmeli.
* Farklı hobi ve uğraşlara yönlendirmeli ve televizyonu çocuklarının hayatlarının odak noktası olması engellenmeli.
* Çocukların haber malzemesi olarak kullanılması, kimliğinin deşifre edilmesi ve sömürülmeleri engellenmeli.
*TV bir çocuk bakıcısı olarak ya da ödül ya da ceza aracı olarak kullanılmalı.
* Çocuklar programlarda duygusal ve fiziksel istismara uğratılmamalı, rencide edilmemeli.
*Gençlerin kendilerini kötü karakterlerle özdeşim kurması engellenmeli.
* TV sürekli açık kalmamalı.
* Gençlere(çocuklara), TV’ye ayrılan zamandan çok zaman ayrılmalı.
* Gazete ve dergi okuma alışkanlığı kazandırılmalı.
*Özellikle TV programlarının içerikleri gözden geçirilmeli, denetlenmeli.
* Çocuğa kendini ifade hakkı verilmeli. Bunun için çocukların görüşleri alınarak çocuk programlarının içeriği belirlenebilir.
*RTÜK tarafından, ülkemizde 5.360 kişi ile yapılan bir araştırma, günlük televizyon izleme süresinin, ortalama olarak 4 saat olduğunu ortaya koymaktadır. Toplumumuzun yüzde 20’lik bir kısmı da, günde 5 saat televizyon izlemektedir.
*Televizyon bütün gün açık olmamalıdır.
* TV ödül ya da ceza olarak kullanılmamalıdır.

Çocuk Gelişimci-Nazlı ŞENSOY

YASAL UYARI : www.gelisimuzmani.com'un içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. www.gelisimuzmani.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

Sizde Yorum Yapın!

Adınız Soyadınız
:
E-Mail Adresiniz
:
Yorum Başlık
:
Yorumunuz
:



Bu Yazıyla İlgili Yorumlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

En Çok Okunan Yazılar

Ergenlik Ve Büyüme Hormonu Eksikliği

Ergenlik çocuktan erişkinliğe geçiş süreci olarak tanımlanır... » Devamını Okuyun!

Gelişim süreci ve Madde kullanımı

Ergenlerin gelişim süreçleri içinde yerine getirmeleri gereken sosyal ve bilişsel belli başlı bir takım görevleri vardır.... » Devamını Okuyun!

Ergenlikte Gelişim ve Sorunlar

Ergenlik, çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir.... » Devamını Okuyun!

Ergenlikte Cinsel Eğitim

Cinsellik bireyin psiko-sosyal ve fizyolojik gelişiminin olmazsa olmaz bir parçasıdır. İşte insan yaşamının hemen her döneminde var olan ve her dönemi... » Devamını Okuyun!

Ergenlikte Sivilce ( Akne ) Sorunları

Akne, kıl-yağ bezleri biriminin hastalığıdır.... » Devamını Okuyun!

Ergenlikte Cilt Bakımı Önerileri

Sivilcenin ilacı sudur. Yüzünüzü bol bol yıkayın!.. ... » Devamını Okuyun!
GelisimUzmani.Com web sitesi;
Gelisimuzmani.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler doktor tedavisinin yerini tutamaz.

Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine baslanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir.

Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.

İlgili Linkler;
» Site Kullanım Koşulları » Gizlilik Politikası » Üyelik Sözleşmesi