EĞİTİM » YENİ EĞİTİM SİSTEMİ

« önceki sayfaya dön

Yeni Eğitim Sistemi

Yeni eğitim sistemiyle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı yayınladığı genelgede ayrıntıları soru ve cevaplarıyla yayınlamıştır:
 
I- GENEL SORULAR

SORU 1: Bu yasal değişikliğe neden gerek duyuldu?
CEVAP 1: Dünya genelindeki uygulamalara bakıldığında, ortalama eğitim
süresi 11 - 12 yıl veya daha üzerindedir. Türkiye’de ise yetişkin nüfusun ortalama
eğitim süresi 6 - 6,1 yıl civarındadır. Başka bir ifadeyle, gelişmiş dünya ülkeleri
ile Türkiye’nin eğitim süresi arasında tam yarı yarıya bir fark söz konusudur.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere baktığımızda, hemen hepsi ortalama
eğitim sürelerini artırmak suretiyle nüfuslarının büyük bir bölümünü lise
mezunu ya da üniversite mezunu yapmak üzere hedefler koymuşlar ve bunu
gerçekleştirmek için tedbirler almaktadırlar. Avrupa Birliği ülkeleri 2020 yılına
kadar nüfuslarının en az yüzde 90’ını lise mezunu yapmak üzere hedeflerini
revize ettiler. Japonya ve Güney Kore çağ nüfusunun yüzde 100’ünü üniversite
mezunu yapmayı tartışıyor. Daha birçok ülkeden veya bölgeden bu tür
örnekleri artırmak mümkündür. Ülkemizde ise nüfusun sadece yüzde 28’inin
lise mezunu olduğu dikkate alınırsa, bu değişikliğe ihtiyacın ne kadar büyük
olduğu anlaşılmaktadır.
Ülkemizde son yıllarda alınan önlemlerle ve idari uygulamalarla çağ
nüfuslarının okullaşma oranlarında çok önemli mesafeler kat edildiği
görülmektedir. Bu kapsamda okullaşma oranlarında ilköğretim düzeyinde
yüzde 98’lerin aşıldığı, ortaöğretim düzeyinde yüzde 70’lere yaklaşıldığı,
yükseköğretim düzeyinde ise yüzde 33’leri yakaladığımız görülmektedir. Bu
gelişmelere rağmen, bölgeler arasında ciddi farklılıklar devam etmektedir.
Örneğin Şırnak’ta ortaöğretimdeki okullaşma oranı yüzde 30’ların altındadır.
Zorunlu eğitimi 8 yıldan 12 yıla çıkaran düzenleme ile toplam nüfusun
ortalama eğitim yılı artırılacak ve okullaşma oranındaki bölgesel farklılıklar da
azaltılacaktır.
Düzenlemenin en önemli amaçlarından biri de eğitim sistemimizi
demokratikleştirme ve esnekleştirme arzusudur. Değişik kademelerde
oluşturulacak seçimlik derslerle tüm vatandaşlarımızın ve öğrencilerimizin
eğitimden beklentileri, sosyal ve kültürel talepleri karşılanmaya çalışılacaktır.
Öğrenciler sporda, sanatta veya başka bir alanda yetenek sahibi ise veya bu
alanların birinde kendini geliştirmek istiyorsa 5. sınıftan itibaren kendisine bu
imkân tanınmış olacaktır.
Düzenlemeyle getirilen bir başka yenilik ise eğitimin kademelere
bölünmesidir. Birinci kademe 4 yıl süreli ilkokul, ikinci kademe 4 yıl süreli
ortaokul ve üçüncü kademe 4 yıl süreli lise olarak yapılandırılmıştır. Böylece
kademeler arası yatay ve dikey geçişlere imkân tanınmış, esnek yapı sayesinde
bireye yetenek ve gelişimine göre erken yaşlarda tercih hakkı tanınmıştır.
Yapılan değişiklik ile ilköğretim çağı 6 - 13 yaş olarak değiştirilmiş ve Eylül
ayı sonu itibarıyla 5 yaşını doldurmuş, 6 yaşına girmiş çocuklarımızın ilköğretime
başlamalarına fırsat verilmiştir. Bu konuda dünya genelindeki uygulamalarla
paralellik sağlanmış, erken yaşta eğitime başlayan bireyin bir yıl erken hayata
adım atması sağlanmıştır. Günümüz dünyasında istenilen her türlü teknolojik
ve fizikî şartların uygunluğu göz önüne alındığında bireyin okula bir yıl erken
başlaması çok önemlidir.
Sekiz yıllık kesintisiz eğitimde 1. sınıf öğrencisi ile 8. sınıf öğrencisi aynı
bahçede oyun oynuyor, aynı tuvaleti kullanıyor ve aynı kantinde alışveriş yapmak
için sıraya giriyordu. Yetişkin öğrencilerin bedensel üstünlükleri karşısında alt
sınıf öğrencileri ezilebiliyor, ortak mekânlardan yeterince yararlanamıyordu.
Yeni sistem, yaş aralığını düşürerek ilkokulların ayrı binalarda, diğer okullara
(ortaokul ve lise) devam eden öğrencilerin ise farklı binalarda eğitim yapmasına
imkân tanımıştır.

SORU 2: Bu düzenleme ile şimdi durum ne olmuştur?
CEVAP 2: Bu değişikliklerle birlikte halen uygulanmakta olan 8 yıllık
kesintisiz zorunlu eğitim yerine, 12 yıllık zorunlu kademeli eğitim getirilerek 12
yıllık süre üç kademeye ayrılmıştır. Birinci kademe 4 yıl süreli ilkokul (1. 2. 3.
ve 4. sınıf), ikinci kademe 4 yıl süreli ortaokul (5. 6. 7. ve 8. sınıf) ve üçüncü
kademe 4 yıl süreli lise (9. 10. 11. ve 12. sınıf) olarak düzenlenmiştir.
Özellikle ikinci kademe, yani ortaokullar, öğrencilerin daha özgür bir birey
olarak sivil toplum ve demokratik devlet anlayışı gereğince eğitim süreçlerinde
özgür ve karar değiştirme hakkına sahip olmalarına fırsat vermektedir.
Eğitim süresinin önemi kadar, öğrencilerin sistem içindeki programlarda
tercih değişikliği yapabilmeleri de en az o kadar önemlidir.
Yeni düzenleme ile ilkokul, ortaokul ve liseler bağımsız (fizikî olarak)
oluşturulabileceği gibi, imkân ve şartların elverişli olmadığı yerlerde
ortaokulların ilkokullarla ya da liselerle birlikte oluşturulmasına da fırsat
verilmektedir.
Ortaokullar, program bütünlüğü korunarak, üst öğretim programlarının
bütününe yönelik olarak fazla sayıda seçeneği barındırıp, lise öğrenim sürecinde
yer alan programların tercih edilmesine fırsat verecek esneklikte tasarlanacaktır.
Dünyada da temel dersler dışında bireylerin ilgi, istek ve yeteneklerine uygun
seçmeli derslerden oluşan seçimlik ders programları uygulanmaktadır.
Yeni düzenleme ile ortaokul ve liselerde, Kuran-ı Kerim ve Hz.
Peygamberimizin hayatının seçmeli ders olarak okutulması sağlanmıştır.
Ayrıca ortaokullarda, yani ikinci 4 yıllık kademede Türkçe, Matematik, Fen,
Sosyal Bilgiler ve Yabancı Dil gibi temel dersler dışında seçimlik dersler ile lise
eğitimi için alt yapı oluşturulacaktır.
Ortaokullardaki zorunlu dersler dışındaki seçimlik dersleri, öğrencinin veya
ebeveyninin isteğine ve tercihine bağlı olarak alabilme hakkı getirilmektedir.
Böylece bireylerin demokratik hak ve taleplerine sınırlama değil, aksine
seçme hakkı sağlanarak bireylere ilgi, istek ve yeteneklerine uygun bir eğitim
alma yönünde taleplerinin karşılanması imkânı sağlanmıştır.

SORU 3: Bu yeni düzenleme nasıl çalışacak?
CEVAP 3: Yeni yapı 2012 - 2013 öğretim yılı için sadece ilkokula başlayacak
olan öğrenciler ile 8. sınıfı bitirecek öğrencileri doğrudan ilgilendirmektedir.
Ara sınıflar, örneğin 3. sınıfta okuyan bir öğrenci için yeni bir durum şu an için
söz konusu değildir. Onlar, ortaokula geçeceği zaman, yani 4. sınıfı bitirecekleri
zaman yeni sistemle ve onun sunduğu avantajlarla tanışacaklardır.
Sistemin nasıl çalışacağına gelecek olursak: 2012 – 2013 öğretim yılında
30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 5 yaşını tamamlayacak olan çocuklar ilkokul
1. sınıf öğrencisi olarak kayıt yaptıracaklardır. Şu anda ilköğretim 5, 6 ve 7.
sınıflarda okuyan çocuklarımız ise yine aynı ilköğretim okullarında okumaya
devam edeceklerdir. 4. sınıfta okuyan öğrenciler ise artık ilköğretim 5. sınıf
değil, ortaokul öğrencisi olacaklar, ancak sınıf numaralarında kesinti ve
yeniden başlama söz konusu olmayacağından 5. sınıf öğrencisi olmaya devam
edeceklerdir.
İlköğretim 8. sınıfta okuyan öğrenciler ise eğitim sisteminden
ayrılamayacaklar ve zorunlu eğitimlerine devam edeceklerdir. Bu öğrenciler
2012 – 2013 öğretim yılında lise 1 (9. sınıf) öğrencisi olarak öğrenimlerine
devam etmek zorundadırlar.
12 yıllık zorunlu eğitime başlama yaşı Eylül sonu itibarıyla 5 yaşını
tamamlayanlar için başlayacağından, doğal olarak gerek okul öncesi gerekse
ilkokul 1. sınıf programı yeni düzenlemelere uygun hale getirilmek üzere gözden
geçirilmektedir.
Ayrıca, bilindiği gibi bu değişiklikler yapılmadan önce de gerek ilköğretim
okullarında gerekse ortaöğretim okullarında okutulacak dersler Talim ve
Terbiye Kurulunun kararı ile belirleniyordu. Hangi derslerin zorunlu ders olarak
tüm öğrencilere, hangi derslerin ise seçimlik ders olarak seçen öğrencilere
okutulacağı Talim ve Terbiye Kurulu kararı ile belirlenebiliyordu. Şimdi ise
yine Talim ve Terbiye Kurulu hangi derslerin zorunlu dersler, hangi derslerin
seçimlik dersler olacağını belirleyecek, ancak Kanunda yer alan hüküm gereği
ayrıca ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında farklı programlar arasında
tercihe imkân verecek şekilde bu belirlemeyi yapacaktır. Yine ortaokullar ile
imam hatip ortaokullarında öğrencilerin ilgi ve tercihlerine göre seçimlik
dersler oluşturulacaktır. Ayrıca, tüm ortaokul ve liselerde Kur’an-ı Kerim ve
Hz. Peygamberin Hayatı isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulacak dersler
arasında yer alacaktır.
Yeni sistemin çalışmasıyla ilgili olarak şu hususu da belirtmek gerekir.
İlkokul 4. sınıfı tamamlayan çocuklar ya imam hatip ortaokullarına ya da diğer
ortaokullara gidebileceklerdir. Ancak bu konuda şunu ifade etmekte yarar
vardır: Genel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında okutulacak zorunlu
dersler ile isteğe bağlı seçmeli olan Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı
derslerinde herhangi bir fark olmayacak, sadece diğer seçmeli derslerde
farklılıklar oluşabilecektir.

SORU 4: Bu sistemi neden 4+4+4 diye ayırıp tanımladınız?

CEVAP 4: Bu konudaki isimlendirmenin temeli 2010 yılında yapılan Milli
Eğitim Şurasında alınan kararlara dayanmaktadır. Ayrıca şunu da ifade etmek
gerekir ki, dünyada bu konuda o kadar çok çeşitli kademelendirme var ki, bir
kaçını örnek olarak verirsek: 8+4, 3+5+2, 4+5+2, 5+4+3, 5+3+4, 6+2+4, 6+3+2,
6+3+3, 6+3+4, 7+3+2. Her bir ülke kendi gelenekleri, kültürleri, bulunduğu
coğrafi konum vb. gibi birçok sebeple bu kademeleri oluşturuyor. Eğer bize
neden 4+4+4 diye sorulursa, benzer bir sorunun mesela Hollanda’ya neden
6+2+4, Japonya’ya neden 6+3+3, Rusya’ya neden 4+5+2, Fransa’ya neden
5+4+3 … şeklinde sorulması gerekir.
Yeni yapıda, hedeflenen esnek program anlayışı ve çocukların gelişim
özellikleri esas alınarak bu kademelendirme yapılmıştır. İlk dört, çocuğun okula
alıştığı ve temel becerileri kazandığı evredir. İkinci dört, çocuğun yeteneklerini
sınadığı ve geliştirdiği bir kademedir. Üçüncü dört ise çocuğun yetenek, gelişim
ve tercihleri doğrultusunda genel eğitim veya mesleki ve teknik eğitim alacağı
kademedir.

SORU 5: Bu Kanun yeterince tartışıldı mı?

CEVAP 5: 1997 yılında 8 yıllık KESİNTİSİZ zorunlu eğitim, hiçbir hazırlık
yapılmadan ve olağanüstü yönetim şartlarının geçerli olduğu bir dönemde, bir
dayatma olarak getirildiğinden bu yana eğitim yapımızın kesintili veya kesintisiz
olması tartışılmaktadır. Yani kesintililik veya kesintisizlik sorunu bu ülkede 15
yıldır tartışılan bir konudur.
Diğer taraftan Cumhuriyetin ilk günlerinden bu yana zorunlu eğitim
süresinin uzatılması her kesim tarafından ileri sürülmüş ve genel kabul görmüş bir
düşüncedir. Nitekim zaman zaman zorunlu eğitim süreleri uzatılmış, son olarak
1997 yılında 8 yıla çıkarılmıştır. Ancak bu sürenin kesintisiz olması, biraz önce de
ifade edildiği gibi ilk gününden itibaren eğitim camiası, akademi dünyası, çeşitli
toplum kesimleri ve siyasiler tarafından sürekli tartışılmıştır. Diğer taraftan son
yıllardaki Milli Eğitim Şuralarına da bakıldığında bu tartışmaların yapıldığını
ve son olarak 2010 Şurasında tavsiye kararına dönüştürüldüğünü görüyoruz.
Ayrıca teklif verildikten sonra konu Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Eğitim,
Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonundaki çalışmalar süresince konuyla ilgili tüm
sivil toplum örgütleri ve akademik çevrelerin görüş ve önerileri alınmak üzere
dinlenmiş, uygun olanlar metne yansıtılmış, Genel Kurul çalışmaları süresince
de toplumdaki tartışmalar, değerlendirmeler, öneriler dikkate alınarak bazı
değişiklikler gerçekleştirilmiştir.

SORU 6: Böylesine kapsamlı bir düzenleme niçin Hükümet tasarısı olarak
değil de teklif şeklinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunuldu?

CEVAP 6: Türkiye Büyük Millet Meclisi bilindiği gibi yasama organımızdır.
Anayasanın 88 inci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin her
biri her konuda kanun teklifi verebilir. Dolayısıyla milletvekilleri Milli Eğitim
Sistemi ile ilgili konularda da kanun teklifi verme ehliyetine sahiptir. Bir konunun
kanunlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisinde belli bir çoğunlukta kabul
edilmesine bağlıdır. Yoksa kanun teklifi veya kanun tasarısı olmuş olmasının
hiçbir önemi yoktur. Kanunlaşan metinlerin uygulanmasında da bunun hiçbir
önemi yoktur. Bu artık Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesidir.

SORU 7: Niçin medya ve sivil toplum örgütleri bu konuya bu kadar
olumsuz yaklaşıyorlar?

CEVAP 7: Bu düzenlemeye karşı çıkışları iki temel nedene dayandırabiliriz.
Birincisinde ideolojik bir bakış vardır. Böyle düşünenler, bireysel ve kültürel
farklılıkları bir potada eriterek tek tip insan yetiştirmek alışkanlığından
vazgeçemiyorlar. Dünyayla rekabet etmek gibi bir amaç taşımıyorlar.
İkinci neden ise bilgi eksikliği, yapılan değişikliğin objektif bir şekilde ve
çok yönlü değerlendirilememesidir. Eğitim ile ilgili konularda bilimsel yeterliliği
bulunmayan ve düzenlemeden habersiz, ama kategorik olarak belirli bir taraf
içinde olanların eleştirileri gerçeği yansıtmamaktadır.

SORU 8: Bu yeni sitem 2012 Eylül ayında uygulanacak mı?

CEVAP 8: Bu Kanunla getirilen sistem 2012 - 2013 öğretim yılında
uygulamaya geçirilecektir. Bu sene 4. sınıfı tamamlayan ilköğretim öğrencileri
ortaokul 1. sınıf öğrencisi olarak, 8. sınıfı tamamlayan öğrenciler ise zorunlu
eğitim kapsamında 9. sınıfa (liseye) başlamak zorundadır.

II- YAŞLA İLGİLİ SORULAR

SORU 9: Okul öncesi eğitim hangi yaşta başlayacak?

CEVAP 9: Okul öncesi eğitime başlama yaşında herhangi bir değişiklik
yapılmamıştır. Yeni sistem gerçekleştirilmeden önce 37 – 72 ay arasındaki
çocuklar okul öncesi eğitime gidebiliyorlardı. Şimdi de yine 36 ayını tamamlamış
çocuklar okul öncesi eğitime başlayabileceklerdir. Ancak zorunlu temel eğitime
başlama yaşı değişmiş olduğundan üst sınırda bir değişiklik söz konusudur. Buna
göre, 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 37 - 66 ay arasındaki çocukların anaokulunda
veya uygulama sınıflarında, 48 - 66 ay arasındaki çocukların ise anasınıflarında
okul öncesi eğitim almaları sağlanacaktır

SORU 10: Zorunlu eğitime (ilkokula) başlama yaşı ne olacak?

CEVAP 10: Esasen ilkokula başlama yaşında yeni düzenleme ile milli eğitim
sistemimizin iki temel kanunu olan 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda önceki düzenlemeye göre bir farklılık
yapılmamış, sadece iki kanun arasında paralellik sağlanmıştır.
Her iki kanunda da aynı şekilde düzenlenen 5 yaşını o yılın Eylül ayı
sonunda dolduran öğrenciler ilkokula başlar hükmü gereğince, 2012 – 2013
öğretim yılından itibaren esasen 30 Eylül 2012 itibarıyla 60 ayını dolduran
çocukların ilkokula başlamaları gerekmektedir. Ancak kamuoyunda yaşanan
yoğun tartışmalar, talepler ve Bakanlık olarak değerlendirmelerimiz sonucunda
Eylül sonu itibarıyla 66 ayını dolduran çocukların ilkokula kayıt yaptırmasına
karar vermiş bulunuyoruz.
2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla
66. ayını tamamlayacak çocuklar olan 31 Mart 2007 tarihinde ve öncesinde
doğmuş öğrencilerin okul kayıt işlemleri e-okul sistemi üzerinden merkezi
sistemle yapılacaktır. Ancak, yaşça kayıt hakkı elde etmemiş olduğu halde fizikî
ve ruhî gelişim yönünden hazır olduğu düşünülen 61 - 66 ay arasındaki çocuklar
da velisinin yazılı isteği üzerine ilkokul eğitimine yönlendirilebilir.

SORU 11: 2007 doğumlu bir çocuğun ailesi birinci sınıfa değil de
anaokuluna çocuğunu vermek isterse ne olacak?

CEVAP 11: 2007 yılı doğumluları doğum aylarına göre ayrıştırarak
değerlendirmek gerekir. Bir önceki soruda da ifade edildiği gibi, 2012 - 2013
eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 66. ayını dolduranların
kayıt işlemi e-okul sistemi üzerinden merkezi sistemle yapılacaktır. 31 Mart
2007 tarihinden sonra doğan ve gelişim yönünden yeterince hazır olduğu
düşünülen 61 - 66 ay arasındaki çocuklar ise velisinin istemesi halinde ilkokula
yönlendirilebilecek, aksi halde okul öncesi eğitim kurumlarına devamları
sağlanacaktır.

SORU 12: İlkokula kayıt nasıl yapılacak?

CEVAP 12: 2012 - 2013 eğitim öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla
66. ayını dolduranların (31 Mart 2007 ve öncesinde doğanların) ilkokul birinci
sınıf kayıtları e-okul sistemi üzerinden adrese dayalı veri tabanından alınan
bilgilerle otomatik olarak yapılacaktır. Velilerin kayıt ile ilgili yapacakları
herhangi bir işlem olmayacaktır.

SORU 13: Çocuklar daha erken yaşta okula başlayınca, yapılan eğitim
onun için daha ağır kalmayacak mı?

CEVAP 13: Yeni düzenleme ile ilköğretim birinci sınıfa o eğitim öğretim
yılı için 30 Eylül itibariyle 66. ayını dolduranlar kayıt olacaktır. Daha önceki
uygulamada ise o yılın 31 Aralık tarihi itibariyle 72. ayını dolduranlar kayıt
olmaktaydı. Dolayısıyla okulların eğitime başladığı Eylül itibarıyla bu çocuklar
68 – 69 aylık oluyorlardı. Bakıldığında yeni uygulama ile eski uygulama arasında
fark sadece 2 – 3 aylık bir süreyi kapsamaktadır. Yani 2 – 3 ay daha erken ilkokul
birinci sınıfa başlayacaklardır. Bu fark çocukların fizikî ve ruhî gelişiminde
olumsuzluk yaratmayacaktır. Ayrıca birinci sınıfta uygulanacak programlar yeni
durum nedeniyle yaş grubuna uygun olarak revize edilmektedir.

SORU 14: İlkokula başlamadan önce okuma yazmayı öğrenen bir çocuk,
bir üst sınıftan eğitime başlayabilir mi?

CEVAP 14: Eğer çocuk birinci sınıf için yeterli ve hazırsa, okulda
oluşturulacak komisyon kararı ile üst sınıflardan başlayabilir. Ancak bir
öğrencinin sınıf atlaması ya da bir üst sınıfa geçmesi yalnızca okuma yazama
biliyor olmasına bağlı değildir. Öğrencinin gelişiminin bir üst sınıfa geçmeyi
gerektirecek düzeyde olduğunun tespit edilmesi gerekir.

SORU 15: Hangi gün ve tarihten itibaren doğanların okula başlaması
zorunlu?

CEVAP 15: 31 Mart 2007 tarihinde ve öncesinde doğmuş olan çocuklar,
başka bir deyişle 66 ayını 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle doldurmuş olan çocuklar
ilköğretime başlama yaşındadırlar.

III- OKULÖNCESİ İLE İLGİLİ SORULAR

SORU 16: Okul öncesi eğitim nasıl uygulanacak?

CEVAP 16: Yukarıda yapılan açıklamalar nedeniyle 37 ila 66 ay arasındaki
çocuklarımız okul öncesi eğitim çağını oluşturacaktır. Önceden 61 – 72 ay
arasındaki çocukların okul öncesi eğitimde yüzde 100 okullaşma hedefi varken,
şimdi yeni düzenleme sonucunda 48 – 66 ay arasındaki çocuklarda yüzde 100
okullaşmayı sağlamak hedefimiz oluşmuştur. Diğer taraftan şu anda faaliyetleri
devam eden “3, 4, 5 Erken Eğitimi Seç” programını uygulayan Bakanlığımızın
okul öncesi eğitimde hedefi yine %100 okullaşmadır.

IV- GEÇİŞ SİSTEMİ İLE İLGİLİ SORULAR

SORU 17: İlkokullardan ortaokullara kayıt nasıl olacak?
CEVAP 17: 2011 - 2012 eğitim ve öğretim yılında ilköğretim 4. sınıfta okuyan
ve bir üst sınıfa geçen öğrencilerin 2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılında ortaokul
1. (5.) sınıfa kayıtları e-okul sistemi üzerinden merkezi olarak yapılacaktır.
Yani eğitim bölgelerinde ilkokul ve ortaokul olarak belirlenen okullara kayıt
sistemi sadece ilkokullara yeni kayıt olacak 1. sınıflar ile ortaokullarda 5.
sınıf öğrencilerinin tamamı için e-okul sisteminden yapılacaktır. Ancak 2012
- 2013 eğitim ve öğretim yılında eğitim öğretime başlamış olan imam hatip
ortaokulları varsa bu okullara devam etmek isteyen 5. sınıf öğrencilerinin
kayıtları velileri tarafından bu okullara yapılacaktır. Dolayısıyla bu çocukların
imam hatip ortaokullarına kayıtları yapıldığında e-okul sisteminden kaydının
yapıldığı ortaokuldan kaydı düşülecektir.

SORU 18: Ortaokullara sınavla mı geçilecek?

CEVAP 18: Bütün ortaokullara geçiş herhangi bir sınava tabi olmaksızın
e-okul sisteminden merkezi olarak Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine
göre yapılacaktır.

SORU 19: Ortaokul ara sınıflarından (6, 7 ve 8) imam hatip ortaokullarına
geçiş olacak mı?

CEVAP 19: Eylül 2012 tarihi itibariyle uygulanacak olan yeni eğitim
sisteminde imam hatip ortaokullarının sadece 5. sınıflarına öğrencileri alınacaktır.
İmam hatip ortaokullarında uygulanacak olan öğretim programlarının (Kuranı
Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı gibi) uygulanmasında bütünlüğün sağlanması
için bu uygulama gereklidir. Bu nedenle ortaokulların (ilköğretim okullarının)
ara sınıflarında okuyan öğrencilerin imam hatip ortaokullarına geçişi mümkün
değildir. Ayrıca, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununa eklenen geçici 11 inci
maddeye göre bu maddenin yayımı tarihinde ilköğretim kurumlarının 5, 6, 7, ve 8
inci sınıflarında eğitim görenler eğitimlerini bu kurumlarda tamamlayacaklardır.

SORU 20: 2011 - 2012 eğitim – öğretim yılında 8. sınıf öğrencileri liselere
nasıl geçecek?

CEVAP 20: 2011 - 2012 eğitim ve öğretim yılında 8. sınıfta okuyan
öğrencilerden Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve özel yetenek sınavı sonuçlarına
göre öğrenci alan ortaöğretim kurumlarından herhangi birine yerleşemeyen
öğrenciler ile bu sınava katılmayan öğrencilerin tamamının ilçe yöneticilerimizin
koordinasyon ve takibi sonucunda tercihleri ve kapasite imkanları çerçevesinde
genel liselere, imam hatip liselerine ve mesleki ve teknik liselere kayıt
yaptırmaları sağlanacak ve bu e-okul sisteminden takip edilecektir.

SORU 21: Bu sistem özel okullara giriş konusunu değiştirecek mi?
Üsküdar Amerikan, Avusturya Lisesi gibi okullar ortaokul bölümlerini tekrar
açabilecekler mi?

CEVAP 21: Özel Yabancı Okullar ile Özel Okulları birbirinden ayırmak
gerekmektedir.
Özel okullar tamamen Türk eğitim mevzuatına tabi olup mevzuattaki her
türlü değişikliklere uymakla yükümlüdür. Nitekim 222 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinde “Türk vatandaşı kız ve erkek çocuklar ilköğrenimlerini resmi veya
özel Türk ilköğretim okullarında yapmakla mükelleftir.” hükmü bulunmaktadır.
Bu Kanun hükmü doğrultusunda yabancı okullar ortaokul açamazlar. Özel
Türk okulları ise bağımsız ortaokul açabileceklerdir.

SORU 22: İstanbul Erkek, Galatasaray gibi okullara öğrenci geçişi nasıl
olacak?

CEVAP 22: Mevcut durumdaki öğrenci kabul esas ve usulleri uygulanmaya
devam edecektir.

SORU 23: Seviye Belirleme Sınavlarına (SBS) devam edilecek mi?

CEVAP 23: Yakın zamanda sınav sisteminde önemli değişiklikler olmayacak,
ancak uzun dönemde lise eğitiminde okul çeşitliliği yerine program çeşitliliği
esas olacağından bu sınavların eleme, sıralama ve yerleştirme amaçlı olması
yerine, programlardaki kazanımların ölçülmesi ve değerlendirilmesi amaçlı
yapılması öngörülmektedir.

SORU 24: Bu sistem lise ve üniversite giriş sınavlarında nasıl değişiklikler
getirecek?

CEVAP 24: Sınav sistemlerinde kısa sürede herhangi bir değişiklik
beklenmemelidir.
Zaten ilkokulu bitiren öğrencilerin ortaokullara devam etmesinde herhangi
bir değişiklik söz konusu olmayacaktır.
Ortaokulu bitiren öğrencilerin liselere devamı konusunda ise birkaç yıl daha
Seviye Belirleme Sınavına (SBS) göre bir seçme süreci devam edecektir. Esasen
bu konu diğer bazı konulardaki çalışmalarımızla birlikte değerlendirilmesi
gereken bir konudur. Bilindiği gibi, lise (ortaöğretim) düzeyinde temel olarak
iki farklı tür bulunmaktadır. Genel ortaöğretim kurumları (liseler) ve mesleki
ve teknik ortaöğretim kurumları (liseler). Ancak bunların içindeki türlere
geçildiğinde tür ve program bazında farklılıklar çoğalmaktadır. Son yıllarda
bu türlerin azaltılması ve programların güncellenerek artırılması yönünde bir
çalışma Bakanlığımızda devam etmektedir. Şu anda sistemde bulunan genel
ortaöğretim kurumları genel liseler, Anadolu liseleri, fen liseleri, sosyal bilimler
liseleri, Anadolu öğretmen liseleri, güzel sanatlar ve spor liseleridir.
Ayrıca, iki öğretim yılı boyunca uygulamaya devam edilen genel liselerin
Anadolu liselerine dönüştürülmesi çalışmaları bu öğretim yılında da devam
etmektedir. Önümüzdeki öğretim yılı sonunda bu çalışma tamamlanarak
genel liseler tamamen kaldırılacak ve bunlar ya Anadolu Lisesi ya da mesleki
ve teknik liseye dönüşmüş olacaktır. Bu çalışma tamamlandığında hem tür
bazında azalma hem de türlerin programları bazında bazı değişiklikler hayata
geçirilecektir.
Mesleki ve teknik eğitimde ise türlerin tamamının kaldırılması ve
programların güncellenerek artırılması çalışması devam etmektedir. Bunların
sonucunda türler arasında programlardan kaynaklanan kalite farklılıkları
kaldırılmış olacak ve ortaokullardan liselere geçişlerde seçme ve sıralamaya
dayalı merkezi sınav uygulaması da gereksiz hale gelecektir.
Liselerden üniversiteye geçişte ise yine makul bir süre sonunda yerleşme
sisteminde değişiklikler gerçekleştirilecektir. Bu süre içinde ise öncelikle
üniversite eğitimindeki kapasite arzını artırmak ilk hedefimizdir. Her ne
kadar şu anda açık öğretim dâhil üniversitelerimizin kontenjanları liselerden
o yıl mezun olan öğrenci sayısına ulaşmış ise de, geçmişten gelen bir birikim
bulunması ve eğitim alanı veya üniversitesi tercihlerinde değişiklik yapmak
isteyen öğrencilerin de taleplerini karşılayacak kadar kontenjan oluşmasına
halen ihtiyaç bulunmaktadır.
Gerek lise düzeyindeki kurumlarımızın türlerinde ve programlarında
gerçekleştirilecek değişiklikler ve bunlar arasındaki kalite farklılıklarını
kaldıracak yeni uygulamalarımız, gerekse üniversitelerimizdeki gelişmeler
sonucunda birkaç yıl içerisinde liselerden üniversitelere geçiş sisteminde de
değişiklikler yapılmasını sağlayacak ortamı oluşturacak ve şimdiki gibi öğrenci
seçme, sıralama ve elemeye dayalı merkezi sınav sistemi ortadan kaldırılmış
olacaktır. Öğrenci seçmeye dayalı sınavlar yerine eğitim sisteminin kalitesini
ölçen değerlendirmelere yönelmek ve meslek liselerini güçlendirmek bu tarz
sınavların ve dolayısıyla dershanelerin önemini de azaltacaktır.

SORU 25: Seneye 8. sınıftan mezun olanlar SBS’ye girecek mi yoksa karne
puanlarıyla mı okullara yerleştirilecekler?

CEVAP 25: SBS sınavlarında yakın bir zamanda değişiklik olmayacaktır.
Seneye SBS’ye 8. sınıflardan isteyenler girecektir.

V- MESLEKİ/TEKNİK EĞİTİM VE YÖNLENDİRME İLE İLGİLİ SORULAR

SORU 26: Yeni düzenlemede ilk 4 sınıftan sonra mesleklere yönlendirme
olacak mı?

CEVAP 26: Kanunun hiçbir yerinde yönlendirmeden söz edilmemektedir. Bu
vesile ile ilkokullarda yönlendirmenin yapılacağı, 9 yaşındaki çocukların mesleki
eğitime başlatılacağı şeklindeki açıklamaların ne kanunla ne pedagoji bilimi
ile ne de Bakanlığımız amaçlarıyla ve dünyadaki gelişmelerle bağdaşmadığını
açıkça ifade etmek gerekir. Kaldı ki dünyada mesleki eğitim gittikçe yüksek
öğretim düzeyine çekilmektedir. Bizce de doğrusu budur.
Bireyin hayatında başarılı ve mutlu olabilmesi için bazı niteliklere sahip
olması gerekmektedir. Rehberliğin amacı da bireyin bu nitelikleri kazanmasına
yardım etmektedir. Bu nitelikler;
• Verimli çalışma,
• Sınava hazırlanma,
• Zamanı iyi kullanma,
• Etkili karar verme,
• Problem çözebilme,
• Plan yapabilme,
• Kendini tanıma,
• Etkili iletişim,
• Meslekleri tanıma,
• Kendi yetenek, ilgi ve kişilik özelliklerini tanıma,
• Meslekler arası bağ kurabilme,
• Toplum hayatına uyum sağlayabilme,
• Başkalarına saygı ve yardımlaşma
gibi bilgi, değer ve yeteneklerdir.
Öğrencilerin psikolojik açıdan sağlıklı, kendini tanıyan, güven duyan, uygun
eğitsel ve mesleki kararlar alabilen, kişiler arası iletişim becerileri gelişmiş,
kendini doğru ifade edebilen, üretken ve hayattan zevk alan bireyler olmalarına
yardımcı olmak üzere rehberlik ve yönlendirme etkinlikleri hâlihazırda
ilkokullarda 1 – 5. sınıflarda serbest etkinlik çalışmalarında ve ortaokullarda
da 6 – 8. sınıflarda rehberlik/sosyal etkinlikler dersinde verilmektedir. Ayrıca
ortaöğretim okullarında 9 – 12. sınıflarda ortaöğretim rehberlik ve yönlendirme
dersi programı uygulanmaktadır.
Rehberlik ve yönlendirmenin temel amacı mutlu ve başarılı bir hayatın
parçası olan meslek seçiminde doğru kaynakların kullanılmasıdır. Bu amaçla
ulusal mesleki bilgi sistemi oluşturularak öğrencilerin önce kendilerini tanımaları
ve iş imkânlarını öğrenerek eğitimlerini planlamalarına destek verilmektedir.
Eğitim sistemimize getirilen esneklik ile öğrenciler ortaokul sonunda da
farklı programlara devam imkânına kavuşmuşlardır. Kaldı ki öğrencilerimiz
üniversiteye girişteki katsayı farklılığının kaldırılmasıyla ortaöğretim sonunda
da istek, ilgi ve yeteneklerine ve akademik yeterliliklerine göre tercih hakkına
sahip olmuşlardır.

SORU 27: Mesleki ve teknik eğitime öğrenciler ne zaman başlayacak?

CEVAP 27: Bu konuda çok yoğun bir şekilde kara propaganda yapılmaktadır.
Yapılan değişikliklerin hiçbir yerinde ortaokullarda meslekî eğitimden ve
9 yaşında mesleki eğitime başlamaktan söz edilmemektedir. Eğer bundan
amaç imam hatip ortaokulları ise evet bu değişikliklerle sadece imam hatip
ortaokulları kurulmuştur. İlkokulu bitiren çocuklardan dileyenler imam hatip
ortaokullarına devam edebileceklerdir. Ancak bu okullardaki zorunlu dersler ile
genel ortaokullardaki zorunlu dersler arasında herhangi bir farklılık olmayacaktır.
Sadece bu zorunlu derslere ilave olarak imam hatip programları ile ilgili olacak
diğer dersler yer alacaktır. Kaldı ki, genel ortaokullarda da seçmeli dersler
arasında din eğitimine dair dersler yer alacaktır. İmam hatip ortaokullarının
dışındaki ortaokulların hiç birisi meslekî eğitim veren ortaokul değildir. Bu
nedenle meslekî ve teknik eğitim 9. sınıfta, yani üçüncü kademede (4’te)
başlamaktadır. Hatta şu anda yürürlükte bulunan sistemimize göre mesleki ve
teknik liselerin 9. sınıflarında genel liselerin 9. sınıflarında uygulanan müfredat
uygulanmakta, yani ortak müfredat uygulanmakta ve doğrudan mesleğe
yönelik programlar 10. sınıftan itibaren başlamaktadır. Esasen bu nedenle de
Yükseköğretime Geçiş Sınavında (YGS) 9. sınıf ve önceki sınıfların program ve
kazanımlarından sorular sorulmaktadır.

SORU 28: Mesleki Eğitim Merkezlerine kimler devam edebilir? Bu
merkeze devam edenler 12 yıl zorunlu eğitimden nasıl etkilenecektir?

CEVAP 28: Sekizinci sınıftan (ortaokuldan) sonra öğrenciler Mesleki Eğitim
Merkezlerine devam edebileceklerdir. Ancak açıköğretim lisesi uygulaması
ile de zorunlu eğitimlerini tamamlayacaklardır. Diğer bir deyişle ortaokulu
tamamladıktan sonra çıraklığa geçmek isteyenler hem açıköğretim lisesine
kaydolmak suretiyle 12 yıllık zorunlu eğitimi tamamlayacaklar hem de Mesleki
Eğitim Merkezine devam edeceklerdir.

SORU 29: Meslek liselerine gitmek isteyen öğrencilerin mesleki alan
seçimi nasıl olacak?

CEVAP 29: Meslek liselerinin 9. sınıfları ortak sınıf olup, mesleki alan
seçimi 10. sınıftan başlar.

VI- PROGRAMLA/MÜFREDATLA İLGİLİ SORULAR

SORU 30: Yeni düzenleme için programlar değişecek mi?

CEVAP 30: İlkokul programları kademeli olarak yenilenecektir. Özellikle
ilkokula başlama yaşına paralel olarak program hazırlıklarımız daha önceden
başlamış ve tamamlanmak üzeredir. 2012 - 2013 eğitim-öğretim yılı için
yeni ders kitapları yazılmasını gerektirecek boyutta bir program değişikliği
olmayacaktır. Ancak izleyen öğretim yıllarında kademeli olarak öğretim
programlarında uyarlamalar ve buna bağlı olarak da ders kitaplarında bazı
değişiklikler yapılması gündeme gelebilecektir.

SORU 31: Yeni düzenlemede program nasıl olacak?

CEVAP 31: İlkokullarda, ilköğretim 2 - 4. sınıflarında okutulan program yine
okutulmaya devam edecek. Ancak 1. sınıf programlarında yeni yaş durumu
dikkate alınarak bu yaş durumuna uygun gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
İlkokullar, öğrencilerin çevreye duyarlılıklarını artıracak, okuma yazma
becerilerini geliştirecek, sosyalleşmelerini sağlayacak ve temel yaşam kurallarını
öğrenecekleri bir eğitim kademesi olacaktır.

VII- SEÇMELİ DERSLERLE İLGİLİ SORULAR

SORU 32: Seçmeli ders ilkokullarda uygulanacak mı?

CEVAP 32: İlkokullarda seçmeli ders uygulaması olmayacaktır. Seçmeli
dersler ortaokul ve liselerde uygulanacaktır. Bu konu ile ilgili Talim ve Terbiye
Kurulunun almış olduğu karar eki olan “İlkokul ve Ortaokullarda Haftalık Ders
Çizelgesi” ve çizelgenin açıklamaları bu kitapçığın sonunda ek olarak yer
almaktadır.

SORU 33: Seçmeli dersler hangi kademede başlayacak?

CEVAP 33: Kanunda “Ortaokul ve liselerde, Kur’an-ı Kerim ve Hz.
Peygamberimizin Hayatı, isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulur”
denilmektedir. Diğer seçimlik derslerin adı geçmemektedir. Ancak ortaokul ve
lisede seçmeli dersler için geniş bir havuz oluşturulacaktır.
Ortaokullarda ve liselerde okuyan tüm öğrencilerimiz seçmeli dersleri
alabileceklerdir.

SORU 34: Yabancı okullar, örneğin Fransız Lisesi din eğitimini içeren
seçmeli dersleri almak isterse nasıl yapılacak? Kuran-ı Kerim ve Arapça
derslerini isterlerse bu okullar alabilecek mi?

CEVAP 34: Yabancı okullar Türk mevzuatına tabidir. Dengi resmi okullarımız
için konulmuş programlar bunlar için de geçerli olacaktır.

SORU 35: Azınlık okullarında Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberin Hayatı
dersi olacak mı? Farklı dinlere mensup öğrenciler kendi dinlerini mi okullarda
öğrenecekler?

CEVAP 35: Azınlık okullarında okuyan öğrenciler için Kur’an-ı Kerim ve Hz.
Peygamberimizin Hayatı ders olarak okutulmayacaktır.
Azınlık okullarında kendi dinleriyle ilgili dersler zaten okutulmaktadır.

SORU 36: Yeni eğitim sisteminde (özellikle seçmeli dersler belirlenirken),
toplumsal talepler dikkate alınacak mı? Örneğin, ilkokul öğrencilerine din
eğitimi imkânı sağlanması hususu veya Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi 1.
sınıftan itibaren müfredatta yer alacak mı? Ayrıca, farklı din ve mezheplere
göre seçmeli dersler sunulacak mı? Türkiye’de konuşulan dillerin öğretimi
talepleri de dikkate alınacak mı?

CEVAP 36: İlköğretim okullarında seçmeli dersler belirlenirken öğrencilerin
gelişim özelliklerinin yanı sıra ilgi ve ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerektiği
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 2010 yılında aldığı 75 sayılı Kurul Kararında
açıkça belirtilmiştir. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi ilkokul 4. sınıftan itibaren
okutulmaktadır. Farklı din ve mezheplere göre seçmeli derslerin okutulması
ya da Türkiye’de konuşulan farklı dillerin öğretimi konusunda öğretim
programlarının yanı sıra öğretmen faktörünün de göz önüne alınması gerekir.

SORU 37: Kur’an-ı Kerim mi yoksa meali mi seçmeli ders olacak?

CEVAP 37: Kur’an-ı Kerim’in öğretilmesi seçimlik ders olacaktır.

SORU 38: Seçimlik dersler her sınıfta alınacak mı?

CEVAP 38: Seçmeli dersler haftada toplam sekiz saat olmak üzere, beşinci
sınıftan sekizinci sınıfa kadar alınabilecektir.
SORU 39: Alevilik, Hıristiyanlık ve diğer farklı inançlar ve dinler seçimlik
ders olacak mı?

CEVAP 39: Farklı inançlar “Temel Dini Bilgiler” seçimlik dersinde
okutulabilecektir.

SORU 40: Hangi dersler seçimlik, hangi dersler zorunlu olacak?
CEVAP 40: Türkçe, Matematik, Hayat Bilgisi, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler,
T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, Yabancı Dil, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi,
Görsel Sanatlar, Müzik, Oyun ve Fizikî Etkinlikler, Beden Eğitimi ve Spor,
Teknoloji ve Tasarım, Trafik Güvenliği, Rehberlik ve Kariyer Planlama, İnsan
Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi dersleri zorunlu dersler olacak.
Seçmeli dersler: Din, Ahlak ve Değerler, Dil ve Anlatım, Yabancı Dil, Fen
Bilimleri ve Matematik, Sanat ve Spor ve Sosyal Bilimler olarak belirlenen altı
(6) farklı alanda tanımlanmıştır.

SORU 41: Yabancı dil öğretimi hangi sınıfta başlayacak?
CEVAP 41: Yabancı dil öğretimi ilkokul 2. sınıftan başlayacaktır.

SORU 42: Yeni getirilen zorunlu ders olacak mı?
CEVAP 42: Evet olacak. “Oyun ve Fizikî Etkinlikler” ile “İnsan Hakları,
Yurttaşlık ve Demokrasi” dersi zorunlu dersler arasında yer alacaktır.

SORU 43: Yeni haftalık ders çizelgelerinde değişiklik olacak mı?
CEVAP 43: Eklenen yeni zorunlu dersler ve seçimlik ders yelpazesine bağlı
olarak haftalık ders çizelgesinde değişiklikler olacaktır.

SORU 44: Sanat ve spor dallarındaki seçimlik dersler nasıl uygulanacak?
CEVAP 44: Sanat ve Spor alanında Görsel Sanatlar, Müzik, Spor ve Beden
Eğitimi dersleri öğrencilerin tercihlerine bağlı olarak iki (2) ya da dört (4) saat
olarak seçilebilecektir.

SORU 45: Serbest etkinlikler zorunlu olacak mı?

CEVAP 45: İlkokulda serbest etkinlikleri uygulama okul yönetimleri ve
ailelerin isteğine bağlı olup, zorunlu olmayacaktır.

SORU 46: Bir öğrenci haftada kaç saat seçimlik ders alabilecek?

CEVAP 46: Bir öğrenci haftada sekiz (8) saat seçimlik ders alabilecektir.

SORU 47: İlkokullarda haftada kaç saat ders olacak?
CEVAP 47: İlkokullarda serbest etkinlikler de dâhil edildiğinde haftada
otuz (30) ders olacaktır. Serbest etkinlikler çıkarıldığında ise 1. sınıfta 26 ders,
2. sınıfta 28 ders, 3. sınıfta 28 ders ve 4. sınıfta 30 ders olacaktır.

SORU 48: Fen ve Teknoloji Dersinin uygulamasında bir değişiklik var mı?
CEVAP 48: Evet var. Fen ve Teknoloji dersi mevcut çizelgede dört ve beşinci
sınıflarda haftada üç saat, beş-sekizinci sınıflarda haftalık dört saattir. Yeni
çizelgede ise dersin adı Fen Bilimleri olarak değiştirilmekte, haftalık ders saati
ise bir yıl erkene çekilip üçüncü sınıfta başlayarak, üçüncü sınıfta üç saat, dört
ve beşinci sınıflarda haftalık birer saat artış ile dört-sekizinci sınıflarda haftalık
dört saat olarak düzenlenmiştir.

SORU 49: Kademeli eğitimde haftalık ders saatleri kaç olacak?

CEVAP 49: Serbest etkinliklerle birlikte bir ders 40 dakika olmak üzere 1 -
4. sınıflarda haftada 30 ders; ortaokulda ise 5. sınıfta 36 ders, 6. sınıfta 36 ders,
7. sınıfta 37 ders ve 8. sınıfta 37 ders olacak.

SORU 50: Okullarda seçimlik derslerde kaç öğrenci grubu sınıf
oluşturulacak?

CEVAP 50: Okullarda kaç öğrenci grubunun oluşturulabileceği, seçimlik
dersleri seçen öğrenci sayısı ile belirlenebilecek bir durumdur. Bu konuda
mevcut durumda 10 öğrencinin seçmeli dersi seçmesi halinde ders açılmakla
birlikte, bu konuda esneklik sağlanması öngörülmektedir.

SORU 51: Seçmeli dersler kaç saat olacak?
CEVAP 51: Her bir seçmeli ders haftada iki (2) saat olacaktır. Ancak Görsel
Sanatlar, Beden Eğitimi ve Spor ile Müzik dersleri 2 saat ya da 4 saat olarak
seçilebilecektir.

SORU 52: Bir öğrenci kaç saat seçmeli ders alabilecektir?
CEVAP 52: Öğrenciler ilgi ve tercihlerine göre, beşinci sınıftan sekizinci
sınıfa kadar her sınıf düzeyinde haftalık sekiz (8) saat ders seçebileceklerdir.

SORU 53: Kürtçe seçmeli ders olacak mı?

CEVAP 53: Seçmeli derslerin “Dil ve Anlatım” alanında “Yaşayan Diller ve
Lehçeler” dersi bulunmaktadır. Bu derste öğrencilerin ve velilerin taleplerine
bağlı olarak farklı dil ve lehçelerin öğretimi yapılabilecektir.

SORU 54: Kürtçe seçmeli ders olacaksa kimler öğretecek?

CEVAP 54: Yaşayan Diller ve Lehçeler dersini, öğretmenlik formasyonuna
sahip ve söz konusu dili öğretebilme yeterliğine sahip öğretmenler verecektir.

SORU 55: Bütün bu derslerle ilgili kitap çalışması yaptınız mı? Mesela
Zazaca, Kırmançe kitaplar var mı?

CEVAP 55: Şu anda bazılarıyla ilgili müfredat çalışmaları devam ediyor.
Seçmeli dersler bu öğretim yılı için 5. sınıfta ve 9. sınıfta verilebilecek. Çünkü
diğer sınıflardaki öğrenciler mevcut programlarla ve mevcut uygulamalarla
öğrenimlerine devam edeceklerdir. Dolayısıyla, biz bu öğretim yılı için 5. sınıfta
ve 9. sınıftaki gelecek talepleri göz önünde bulundurarak hareket ediyoruz.
Örneğin, 6. sınıfta şu anda bu Kanun çerçevesinde oluşturulan seçimlik derslerin
verilmesi söz konusu değil, çünkü 6. sınıflar önceki uygulamalara aynen devam
edeceklerdir.

SORU 56: Çocuğumun bütün seçmeli din derslerini almasını istiyorum.
Seçmeli ders saatinde aynı anda iki sınıfta da olması mümkün değil. Bu nasıl
olacak, seçmeli derslerde sınır var mı?

CEVAP 56: Öğrenciler haftada sekiz saat seçmeli ders alacaktır. Bu durumda
bir öğrenci en fazla dört farklı ders alabilir. Derslerden bir kısmı 2 saatlik ders
olarak düzenlenecektir. Spor ve sanat alanlarında ise öğrenciler bu alandaki
dersleri haftada 2 saat ya da 4 saat olarak alabilirler. Derslerin çakışmaması
için seçmeli derslerin programlarının uygulanmasında esneklik sağlanacak
ve öğrencilerin tercihleri doğrultusunda ders seçebilmeleri güvence altına
alınacaktır.
Tercihleri gerçekleştirebilmek için haftanın belirli günlerinde, belirli
saatleri seçmeli dersler saati olarak düzenleyip, farklı dersleri seçebilmeyi, en
üst düzeye çıkarmayı amaçlıyoruz. Bu nedenle öğrenciler herhangi bir alandan
birden fazla ders alabileceklerdir.

SORU 57: Din, Ahlak ve Değerler alanından ders almak istemeyen anne
babaların çocukları ne olacak?

CEVAP 57: Din, Ahlak ve Değerler alanında seçmeli dersler öğrencilerin
ve velilerin tercihlerine bağlı olarak seçilebilir. Bu alandan ders seçmeyi tercih
etmeyenler, diğer seçmeleri ders alanlarından dersler seçebilirler. Hiçbir
öğrenci istemediği bir alandan ders seçmeye zorlanamaz.

VIII- ÖĞRETMENLERLE İLGİLİ SORULAR

SORU 58: Anaokulu öğretmenleri 1. sınıflarda görev alacak mı?

CEVAP 58: Okul öncesi öğretmenleri yine okul öncesi öğrencilerine,
sınıf öğretmenleri ise ilkokuldaki öğrencilere ders vereceklerdir. Okul öncesi
öğretmenlerinin ilkokul öğrencilerine ders vermesini gerektirecek bir durum
söz konusu olmayacaktır.

SORU 59: 5. sınıf öğretmenleri ne olacak?
CEVAP 59: Şu anda 5. sınıflarımızda iki ayrı alanda öğretmenlerimiz
görev yapmaktadır: Sınıf öğretmenleri ve alan/branş öğretmenleri. Branş
öğretmenleri bakımından herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Çünkü, 5. sınıf
artık ortaokul kademesini oluşturmakta ve tüm dersler branş derslerinden
oluşacaktır. Dolayısıyla bu öğretmenlerimiz yine alan/branş derslerini vermeye
devam edeceklerdir.
Sınıf öğretmenleri konusunda ise kasıtlı bir biçimde, yeni sistemi
engellemek amacıyla ve öğretmenlerimiz arasında tedirginlik oluşturmak için
yalan haber ve dedikodu üretilmektedir. Şu anda 5. sınıflarımızdaki 37.722
sınıf öğretmenimiz yeni sistem nedeniyle norm fazlası konuma düşmektedir.
Ancak, bir gerçek gözlerden kaçırılmaya çalışılıyor. 2012 – 2013 öğretim yılında
66. ayını tamamlayan çocuklarımızın da ilkokul 1. sınıfa kaydolacak olması
nedeniyle 1. sınıflarımızda önceki yıllara göre çok daha fazla öğrenci kaydı
gerçekleştirilecektir. (Ayrıca 60 – 66 ay arasındaki çocuklardan da kayıt olacak
olanlar düşünüldüğünde bu sayının daha da artması mümkündür) Dolayısıyla
bir ilkokulumuzun 1. sınıflarında diyelim ki önceden 3 veya 4 şube varken şimdi
5 veya 6 şube olacak. Bu öğretmenlerimiz yeni açılacak şubelerde görevlerine
devam edecekler. Ayrıca, şu anda 1 - 5. sınıflarda ülke genelinde şube/öğretmen
başına düşen öğrenci sayısı ortalama 30 iken, yeni sistemle 1 - 4. sınıflarda bu
sayı yaklaşık 22 civarına inmiş olacaktır.
Diğer bir deyişle, uygulamanın ilk yılında okula kayıt yaşının erkene
çekilmesi nedeniyle birinci sınıflar düzeyinde öğretmen ihtiyacı doğacaktır.
Ayrıca sistemde hâlâ ücret karşılığı derse giren öğretmenler bulunmaktadır.
Ortaya çıkacak öğretmen fazlalılığı bu alanlarda da değerlendirilecektir.

SORU 60: Ortaokullarda sınıf öğretmenleri görev alacak mı?

CEVAP 60: Sınıf öğretmenleri birinci kademede (ilk dörtte), branş
öğretmenleri ise ikinci ve üçüncü kademede (dörtte) kadrolu olarak görev
yapacaklardır. Ortaokullarda tüm derslerde branş öğretmenleri görev alacaktır.

SORU 61: Din eğitiminin oluşturacağı personel ihtiyacı nasıl karşılanacak?

CEVAP 61: Din eğitimi içerikli dersler için öncelikle Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi Dersi öğretmenlerinden ve imam hatip liselerindeki meslek dersi
öğretmenlerinden yararlanılacak, bunlarla ihtiyacın giderilememesi halinde ise
ilahiyat mezunu ve pedagojik formasyonu olan kişilerden yararlanılacaktır.

SORU 62: Yeni sisteme geçişle ilgili öğretmenlere herhangi bir eğitim
verilmesi söz konusu olacak mı?

CEVAP 62: 2011 - 2012 öğretim yılı sonu itibariyle okul yöneticilerine ve
öğretmenlere 3 hafta Haziran ayında, 2 hafta da Eylül ayında olmak üzere canlıinteraktif
eğitim verilmektedir. Bu eğitimde öncelikli olarak 12 yıllık zorunlu
eğitim ve yeni sistemin uygulanması ile ilgili bilgiler verilmektedir. Ayrıca
2012 - 2013 öğretim yılı başında özellikle birinci sınıfları okutacak olan sınıf
öğretmenlerine yönelik olarak yeni uygulamaların nasıl gerçekleştirileceği
hakkında eğitim verilecektir.

IX- HAZIRLIK SINIFI İLE İLGİLİ SORULAR

SORU 63: İlkokuldan sonra özel okullar isterse hazırlık sınıfı açabilecek
mi?

CEVAP 63: Ortaokullardaki birinci sınıflarda haftalık ders çizelgelerinde
özel veya resmi okul ayrımı olmayacaktır. Ancak tüm okullarımızda (ortaokul
birinci sınıf) haftalık ders çizelgesinde (temel derslerle birlikte) yabancı dil ders
saatlerinde esneklik sağlanabilir.
Hazırlık sınıfları uluslararası alanda eğitim öğretim yılından sayılmamaktadır.
Ancak haftalık ders çizelgelerindeki seçimlik derslerle yabancı dil saatleri
artırılabilecektir.

SORU 64: Ortaokul 5. sınıfta hazırlık sınıfı olacak mı?

CEVAP 64: Beşinci sınıfta Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Din Kültürü
ve Ahlak Bilgisi dersleri (20 saat) ile en az 4 saat seçimlik dersi tamamlamak
kaydıyla, imkân ve şartları uygun olan okullarda isteğe bağlı olarak 16 saate
kadar yabancı dil dersi öğretimi yapılabilecektir. Ancak bir hazırlık sınıfı
uygulaması olmayacak, yoğunlaştırılmış yabancı dil öğretimi uygulaması
konusunda esneklik sağlanacaktır.

X- ÖZEL EĞİTİM İLE İLGİLİ SORULAR

SORU 65: 12 yıllık eğitimde özel eğitim nasıl uygulanacak?

CEVAP 65: Özel eğitime ihtiyacı olan bireylere ilkokul, ortaokul ve
lise düzeyinde (4+4+4) eğitim zorunlu olacaktır. Bu eğitimler özür, tür ve
derecesine bağlı olarak (üstün yetenekliler de dâhil olmak üzere) özel eğitim
okulları/kurumları, özel eğitim sınıfl
YASAL UYARI : www.gelisimuzmani.com'un içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. www.gelisimuzmani.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

Sizde Yorum Yapın!

Adınız Soyadınız
:
E-Mail Adresiniz
:
Yorum Başlık
:
Yorumunuz
:



Bu Yazıyla İlgili Yorumlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

En Çok Okunan Yazılar

Performans Kaygısı

Kaygı duyulan ortamlardan ve durumlardan kaçınma ya da yoğun bir sıkıntıyla duruma katlanmayla sonuçlanır... » Devamını Okuyun!

Eğitim Ailede Başlar

İletişimsizlik günümüzün modern ailelerinin en fazla sıkıntısını yaşadığı konu... » Devamını Okuyun!

Okul Öncesi Eğitimde Müziğin Önemi

Ses ve müzik doğumla beraber, hatta bazı araştırmaların kanıtladığı gibi henüz anne karnında iken çocuğun yaşamına girmekte ve etkilemektedir. ... » Devamını Okuyun!

Disleksi 0-6Yaş Belirtileri

http://disleksidernegi.org ... » Devamını Okuyun!

Türkiye´de Okul Öncesi Eğitim

Türkiye´de ki okul öncesi eğitimin gelişmesini imparatorluk dönemindeki okul öncesi eğitim ve Cumhuriyet ten günümüze kadar olan okul öncesi eğitimi d... » Devamını Okuyun!

Dünya´da Okul Öncesi Eğitim

Okul öncesi ilgili bilgilerin ilk olarak Eski Yunan da ortaya çıktığı bilinmektir.16-17 yy.da düşünürler bu dönemle ilgilenmeye başlamışlardır. Çocuk ... » Devamını Okuyun!

Turner Sendromu

http://www.turnersendromu.org/... » Devamını Okuyun!
GelisimUzmani.Com web sitesi;
Gelisimuzmani.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler doktor tedavisinin yerini tutamaz.

Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine baslanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir.

Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.

İlgili Linkler;
» Site Kullanım Koşulları » Gizlilik Politikası » Üyelik Sözleşmesi