GEBELİK » GEBELİĞE HAZIRLIK

« önceki sayfaya dön

Gebelikte Folik Asitin Önemi

Bir çeşit B vitamini olan folik asit doğum defektlerini önlemekte ve erişkinlerde oluşabilecek kalp hastalıklarını da önlemekte yardımcı olmaktadır.

1998 de Amerikan Sağlık Bakanlığına bağlı Besin ve İlaç Müdürlüğünün ( FDA ) teklifi ile folik asit vücut için gerekli vitamin ve mineraller listesine eklenmiştir. Bu eklenmenin altında yatan asıl amaç her bin yeni doğan bebekten birini etkileyen nöral tüp defektlerini önlemektir. Fakat mümkündür ki folik asit hayat döngüsünün diğer ucundaki insanlara da yardımcı olabilir:

Amaçlanmayan bir etki olarak yaşlı insanlarda görülebilecek kalp hastalıklarının da oranını düşürmektedir. Çünkü homosistein adı verilen potansiyel olarak zararlı olan bir amino asidin kandaki oranını düşürmektedir. 
 

Fetal (bebeğe ait) gelişimde folik asidin rolü ... 
Çalışmalar göstermiştir ki çoğunlukla öldürücü nörolojik defektlere sebep olan nöral tüp defektlerinin yüzde 50’si ila yüzde 70’i hamileliğin birinci trimestri döneminde günde en az 0.4 mg folik asit alınmasıyla önlenebilir. Ayrıca takviye yapılmazsa çoğu kadın bu değere yaklaşamaz.

Sağlık görevlileri açıklamışlardır ki eğer bu vitamin tahıl ürünlerine (ekmek,pasta.. vb) katılırsa , kadınlar ihtiyaç duyduklarında ihtiyaçlarından daha fazlasını alabileceklerdir. Tabii ki güvenli olarak yemeklere eklenebilecek bir folik asit oranı vardır. Yüksek oranda alınan folik asit yaşlılarda B12 vitamini yetersizliğinden kaynaklanan pernisiyöz anemi adlı hastalığın ilk belirtilerini gizleyecektir. Eğer yorgunluk , halsizlik , baş dönmesi gibi ilk belirtiler bu fazlalık sebebiyle gizlenmişse ve hastalığa bir tanı konulmadıysa pernisiyöz anemi geri dönüşü olmayan nörolojik hasarlar oluşturabilir.

Besin ve İlaç müdürlüğü yemeklere eklenecek folik asit değerine bir sınır getirmiştir. Bir kahvaltılık tahılda 0.1 mg folik asit vardır. Doğurganlık çağındaki bir çok kadın nöral tüp defektlerini önlemek için yeterince folik asit tüketmemektedir. Hamile kalabilecek her kadın en az 0.4 mg folik asit içeren vitaminler almalıdırlar. Folik asit takviyesi erkekler ve hamile kalmak istemeyen kadınlar tarafından da önemli olabilir. Aşağıda neden önemli olduğu açıklanmıştır.

Kalbe etkileri ...
30 yıl önce, bilim adamları ,hiperhomosisteinemi denen genetik bir defektin ,vücudun, homosistein denen amino asiti parçalama yeteneğini bozduğunu keşfettiler. Bu defektif geni taşıyan kişilerde söz konusu amino asit normal kişilerdekine göre 40 kat daha fazla yapılır. Yüksek seviyedeki homosistein kan damarlarına aşırı zarar vererek sıklıkla 15 yaş civarında ateroskleroza ve kalp krizine neden olabilir. Ancak bu senaryo çok seyrek görülür (200 bin doğumda1)

Bu geni taşıyan yada fazla miktarda homosisteine sahip kişilerde kalp hastalığı ve kalp krizi riski artar. Yapılan çalışmalar göstermektedir ki tek başına yada vitamin B6 ve B12 ile birlikte kombine edilmiş halde alınan folik asit, vücuttaki homosistein miktarını belirgin ölçüde düşürebilmektedir. 

Buradaki anahtar soru şudur; folik asit ve B vitamini alarak vücuttaki homosistein seviyesini düşürmek kardiyovasküler hastalık riskini azaltır mı? Henüz bunun cevabını bilmiyoruz. Aynı zamanda, içinde 0.4 mg folik asit bulunduran bir multivitaminin günlük olarak alınmasının doğru olacağı düşünülmektedir. Bildiğimiz şudur ki , sebze ve meyveyi daha fazla ,doymuş yağları daha az alarak ve düzenli egzersiz yaparak koroner arter hastalıklardan korunulabilir. Özellikle akrabalarında kalp hastalığı öyküsü olan ve vücudunda fazla miktarda homosistein taşıyan kişilerin daha fazla miktarda vitamin almaları gerekebilir.İlaçlar B vitamini almanın tek yolu değildir. 

Folik asitten zengin besin maddelerinden bazıları aşağıdadır ;
Tavuk 100 gr da 0.38 mg
Fasulye,pişmiş 1 bardakta 0.26 mg
Şalgam,pişmiş yarım bardakta 0.17 mg
Avakado, orta boy 0.16 mg
Bamya,pişmiş yarım bardaka 0.13 mg
Kuşkonmaz,pişmiş yarım bardakta 0.13 mg
Kahvaltılık tahıl, 1 bardakta 0.11 mg
Portakal suyu 1 bardakta 0.11 mg
Ispanak,pişmiş yarım bardakta 0.10 mg

 

    

YASAL UYARI : www.gelisimuzmani.com'un içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. www.gelisimuzmani.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

Sizde Yorum Yapın!

Adınız Soyadınız
:
E-Mail Adresiniz
:
Yorum Başlık
:
Yorumunuz
:



Bu Yazıyla İlgili Yorumlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

En Çok Okunan Yazılar

Düşük Riski ve Düşük Tehdidi

Gebeliğin 20. haftası tamamlanmadan önce (ya da bebek 500 gramlık ağırlığa erişmeden önce) herhangi bir nedenle gebeliğin bitmesine düşük adı verilir.... » Devamını Okuyun!

Gebelikte Spor

Annenin gebeliği boyunca uygun beden hareketleri yapması doğumu kolaylaştırıcı etkenlerden biridir. Gebelikte açık havada yapılan yürüyüşler ve hafif... » Devamını Okuyun!

Yumurtlama Zamanı

Bir kadının yumurtlama zamanı nasıl anlaşılır?..... » Devamını Okuyun!

Gebe Kalmak için Cinsellik

Gebe kalmayı zorlaştıran faktörler nelerdir? ... » Devamını Okuyun!

Gebe Kalmadan Önce Yapılması Gerekenler

İlk olarak doktorunuzdan randevu alıp muayene olun.Pap smear testini yaptırın.Gebelik öncesi kan tetkiklerini yaptırın.... » Devamını Okuyun!

Amniyon Sıvısı Bozuklukları

Anne karnındaki bebek (fetus), amniyon sıvısı adı verilen bir sıvı içinde bulunur. Bu sıvı, rahim içindeki bebeği dışarıdan gelecek travmalara karşı k... » Devamını Okuyun!

Boş Gebelik

Tedavi Anembriyonik gebelik tanısının kesin olduğu durumlarda gebeliğin en kısa zamanda kürtaj ile sonlandırılması gerekir. Bir sonraki adet dönemind... » Devamını Okuyun!

Gebelikte Down Sendromu

Down sendromu?na yol açan fazla kromozom 47 KROMOZOM NASIL OLUR?... » Devamını Okuyun!
GelisimUzmani.Com web sitesi;
Gelisimuzmani.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler doktor tedavisinin yerini tutamaz.

Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine baslanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir.

Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.

İlgili Linkler;
» Site Kullanım Koşulları » Gizlilik Politikası » Üyelik Sözleşmesi