AİLE » AİLEYİZ

« önceki sayfaya dön

Erişkinlerde Yaşam Kalitesinin Ölçümü

“Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi” (SYK) ya da “yaşamın kaliteli” olması hissedilen bir olgudur. Bu belki de tıp pratiğinde bireysel felsefi bir olgudur. Hissedilen bir fenomen olması tanımı ve ölçülebilirliğini zorlaştırmaktadır.
 
Ancak mutlaka tanımlanması gerekirse şöyle tanımlanabilir: “Erişkin ise hastanın, çocuk ise çocuğun ve ailesinin, çevresi, hastalığı ve hastalığı ile ilgili çeşitli klinik uygulamaların üstünde, hastanın kendisi tarafından algılanan, fiziksel, emosyonel ve sosyal yaşam açısından uygun miktarda muktedir olma (ability) ve tam bir iyilik hissetme (well-being perception) halidir.”

Hastalıklar ve etkileri astım açısından ele alındığında ise, klinik semptomların ve tedavi uygulamalarının hastanın biyo-psikososyal yapısına olan etkilerini değerlendirmek gerekir.
 
Örneğin en sık akut ve kronik etkileri olan bir hastalık olarak astım ele alındığında, klinik açıdan en önemli semptomları olan nefes darlığı, öksürük, hışıltılı solunum (wheezing), sigara dumanı ya da benzeri çevresel irritanlardan etkilenme, hava durumu değişikliklerinin kötü etkileri, viral enfeksiyonlarda geçirilen ataklar, uyku bozukluğu ve tedavi uygulamalarının oluşturduğu yan etkiler, zaman kısıtlanması vs hastanın yaşam kalitesini etkileyen nedenlerdir. Bu, aslında, tıp pratiğini uygulayan her kesimce bilinir. Ama bir değer olarak ölçülmesi en son akla gelir. Bu sağlık hizmeti veren biz uzmanlarca ölçülmediği için örneğin astım nedeniyle yaşam kalitesi alt üst olan bir çocuk bunu resim ile anlatabilir. Ancak tıp pratiği açısından önemli olan bilimsel tarz, bunun ölçülebilir bir hale getirilmesidir.
 
Örneğin en sık kronik hastalık olan alerjik rinitte hapşırma, burun akıntısı, tıkanıklığı, gözlerde yanma veya atopik dermatit, ürtiker gibi dermatolojik alerjilerdeki ciddi kaşıntı da aynı anlamdadır. Bunların varlığı hastanın psişik, sosyal ve emosyonel yaşamını bozacaktır. Hasta bunu eğer uygun sorular sorulursa, anlatabilir hatta derecelendirebilir. Ancak çocuklar için, bu oldukça zordur. Çocuk tanım ve tarifte yetersiz kalabilir, aileden bilgi almak gerekebilir. Bu ise tam değerlendirmeyi mümkün kılamayabilir. Aynı FeV1 değerine sahip iki hasta arasında SYK farklı olabileceği gibi, düşük FeV1 değerine sahip bir hasta yüksek SYK sahip olabilir.
 
Alerjik rinitte, burun tıkanıklığı ve hapşırmaya, dermatoalerjilerde kaşıntıya da bu açıdan bakmak gerekir. Bu nedenledir ki, fonksiyonel ölçütler her zaman psikososyal ölçekleri içeren SYK ile korele olmayabilir.
 
Örneğin, alerjik rinit ve diğer alerjik hastalıklarda hastalığın aktivitesini gösteren en önemli markerlardan biri serum ve mukozal ECP düzeyidir. Ancak, alerjik rinokonjonktivitli çocuklarda serum ve nazal mukozal ECP hastalık bulgusu olan çocuklarda sağlıklı çocuklara göre anlamlı yüksek olmasına karşın, bu yükseklik yaşam kalitesi skorları ile uyumlu bulunmamıştır.

Sonuç olarak, hem çocuk hem de erişkinde semptom skoru, fonksiyonel parametreler yada radyolojik tetkiklerle organik iyileşmeyi gösteren ölçütler yanında, psikosoyal yön SYK ölçekleri ile tamamlanmalıdır. Çünkü, yaşam kalitesi insan varlığı için en üst fenomendir ve iyileştirilmesi sağlık açısından en nihai hedef ve amaç olmalıdır. Bu nedenle de mutlaka rutin sağlık hizmetinde ölçümü ve değerlendirilmesi yapılmalıdır.

 


 

Prof. Dr. Hasan YÜKSEL
 
YASAL UYARI : www.gelisimuzmani.com'un içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. www.gelisimuzmani.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

Sizde Yorum Yapın!

Adınız Soyadınız
:
E-Mail Adresiniz
:
Yorum Başlık
:
Yorumunuz
:



Bu Yazıyla İlgili Yorumlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

En Çok Okunan Yazılar

Kalıtsal Hastalıklar

Kalıtsal hastalıkların çoğu çekinik genlerle taşınır. ... » Devamını Okuyun!

Ailede Kadının Rolü

Kadınların aile içerisindeki rol ve sorumluluklarına baktığımız zaman, ön plana çıkan iki başlıktan bahsetmek yerinde olabilir.... » Devamını Okuyun!

Akraba Evliliği

Aynı soydan gelen kişilerin yaptığı evliliğe akraba evliliği denir. ... » Devamını Okuyun!

Boşanma Sonrası Yaşam

Toplumun boşanmak isteyen kadına verdiği ilk mesaj, ?olmaz? ve ?son bir kere daha denemelisin? biçimindedir. ... » Devamını Okuyun!

Dul Kalma Korkusu

Dul kalma korkusu, pek çok bayanı boşanmak fikrinden vazgeçiren güçlü korkuların en tepesinde yer alan korkudur.... » Devamını Okuyun!

Hem Anne Hem Baba Olmak

Boşanmadan sonra çocuk anne veya babadan birinde kalıyorsa dikkat edilmesi gereken kurallar;... » Devamını Okuyun!

Etkili Aile İletişimi

Değerli anne babalar, Her zaman bilinen bir söz vardır: "Eğitim ailede başlar". ... » Devamını Okuyun!

Sinirli ? Asabi Çocuklar

Öfkeli çocuklardan ayrı olarak sinirli çocuklar önemli yer tutar. ... » Devamını Okuyun!
GelisimUzmani.Com web sitesi;
Gelisimuzmani.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler doktor tedavisinin yerini tutamaz.

Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine baslanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir.

Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.

İlgili Linkler;
» Site Kullanım Koşulları » Gizlilik Politikası » Üyelik Sözleşmesi