0-12 YAŞ » 0-3 YAŞ

« önceki sayfaya dön

0 - 3 Yaş Bebek Büyüme Eğrisi

Her bebek kendine özeldir. Her bebeğin gelişimi farklılık gösterebilir. Bu bilgiler, ortalama bir bebeğin gelişim düzeyi örnek alınarak anlatılmıştır. Aşağıdaki makalede 0-3 yaş bebek gelişimi hakkında bilgiler bulabilir, büyüme eğrisini kendi bebeğiniz üzerinde değerlendirebilirsiniz.
 
Yeni bebeği olmuş anne babaların en sık karşılaştığı sorular "Kaç kilo doğdu?... Boyu ne kadar?" dır. Bu sorular aynı zamanda bebeğin gelecekteki büyüme seyrine yönelik tahminlerin de ilk verileri olarak kabul edilir. Örneğin 52 cm´den daha uzun bir bebek dünyaya geldiyse, ileride uzun boylu olacağı düşünülür. Oysa bu tahminler tam anlamıyla bilimsel gerçeklerle örtüşmüyor. Çünkü büyüme anne karnından başlayıp ergenlik döneminin sonuna kadar devam eden bir süreçtir. Üstelik sabit bir tempoda izlemez. Bazen yavaş bazen hızlıdır. En hızlı büyümenin görüldüğü iki donem vardır; süt çocukluğu ve ergenlik.
 
Ancak büyümede temel etken; genetik özelliklerdir. Beslenme, hastalıklar, egzersiz gibi sosyal ve psikolojik etkenler de büyümeyi etkiliyor. Yani çocuğun kendi genetik özelliklerine uygun bir büyüme göstermesi için çevresel şartların da uygun olması gerekiyor. Araştırmalar çocuğun büyümesinde genetik ve çevresel etkenlerin paylarının yaklaşık yarı yarıya etkili olduğunu gösteriyor.
 
Uzmanlar doğum sonrası büyümeyi izlemek için temel olarak 3 ayrı kriter kullanıyorlar; boy, kilo ve baş çevresi ölçümü. Bu 3 kriterin belirli aralıklarla izlenmesi bebeğin sağlıklı büyüyüp büyümediğine yönelik ipuçları olarak değerlendiriliyor. Bu da bir çeşit grafik tabloları üzerinde büyüme eğrileri olarak inceleniyor. Uzmanlar buna persantil adı veriyor.
 
 Ancak büyüme (persantil), çeşitli nedenlerden dolayı toplumdan topluma farklılık gösteriyor. Örneğin bir Alman ile bir Çinli çocuğun büyüme eğrileri birbirinden farklı, işte bu yüzden her toplumun kendine özgü büyüme eğrileri, çeşitli araştırmalar sonunda ortaya çıkıyor ve doğan her bebek bu eğrilere göre değerlendiriliyor. Elbette ülkemize özgü büyüme eğrisi de var...

Ancak bu sayısal değerleri vermeden önce, uzmanların kullandığı 3 kriterlere ilgili bazı önemli noktaları bilmenizde yarar var.

KİLO
Bebeğin kilosu, pek çok anne için çok önemli bir konudur. Gerçekten de büyüme açısından kilo önemli bir kriter. Ancak bebeklerin birbirinden farklı kilolarla doğduğunu ve doğum kilosunun, gelecekteki kilosunu belirlemediğini bilmek gerekiyor. Örneğin 4 kilo üzerinde doğmuş iri bir bebeğin ileride obez olacağı söylenemez ya da doğum tartısı 2 kilo olan bir bebeğin ileride zayıf bir çocuk olacağı öngörülemez. Çünkü kilo alımı pek çok faktöre bağlı. Özellikle hamilelik döneminde yaşanan çeşitli sorunlar ya da durumlar doğum kilosunu etkiliyor. Örneğin, diyabetik (şeker hastalığı) annenin bebeği oldukça kilolu ve iri oluyor. Buna karşın ikiz, üçüz gibi çoğul hamileliklerde, annede hipertansiyon, placenter yetersizlik gibi başka sorunlar bebeğin düşük kiloda dünyaya gelmesine yol açabiliyor. Ancak farklı düşük doğum kilosunda veya düşük değerlerde doğan prematüre bir bebek akranlarından çok daha hızlı kilo alıp yüksek tempoda büyüme grafiği gösterebilirken diyabetik anne çocuğu da ilk ayda doğum kilosunun altına bile inebiliyor.

Sağlık sorunlarının bulunmadığı normal bebeklerde, doğum sonrası kilo almasında genel bir eğilim olduğu da bilinen gerçeklerden biri. örneğin, süt çocukluğu döneminde bebekler, ilk yılın sonunda doğum kilosunun üç katına ulaşıyor, ikinci yılda ise bu artış, doğum kilosunun dörtte birine düşüyor.

Ancak yetersiz beslenme nedeniyle kilo alımında düşüklük görülmesi, ülkemizde ciddi sorunlardan biri. Özellikle ilk bir yıl içinde, bebeğin yeterli anne sütü alamaması ya da erken ve yanlış besinler verilmesi gibi beslenme hataları, persantil eğrileri ile yapılan değerlendirmelerde kolayca tespit edilebiliyor. Uzmanlar, bebeğin ağırlık eğrisinde birkaç ay düşme gözlüyor ve bu kaybın sonraki aylarda sıçrama ile dengelenmediğini saptıyorsa, yetersiz beslendiğini saptayıp müdahale edebiliyorlar. Beslenme bozukluğu çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırladığı gibi boy uzunluğunu da etkiliyor. Özellikle yaşamın ilk yılında ortaya çıkan beslenme bozukluğu ya da yetersizliği, ileriki yıllarda boyun kısa kalmasının nedenlerinden biri olarak görülüyor.

BAŞ ÇEVRESİ
Zamanında doğmuş bebekte, baş çevresi 35 cm. kadardır. Sağlıklı bir bebekte başın büyümesi, beynin büyümesini yansıttığı için önemli bir kriterdir. Genel olarak 3. ayda 40.5 cm, 6. ayda, 43 cm, 1 yılın sonunda ise 46 cm kadardır. 1 yaşından sonra baş çevresininbüyümesi yavaşlıyor. Ancak uzmanlar baş çevresinin gelişiminin genetik özelliklere bağlı olduğunu belirtiyorlar. Bazı bebekler genetik olarak büyük ya da küçük kafatası yapısına sahip olabilirler.

Ancak baş çevresinin aşırı büyümesi ya da küçük kalması da çeşitli hastalıkların belirtisi olabiliyor. Bunlardan biri Hidrosefali. Beyin omurilik sıvısının dolaşım sorunu olan hidrosefali hastalığı baş çevresinin normalden hızlı büyümesi ile tespit ediliyor. Bu bebeklerin yeni doğan döneminde ortalamadan daha büyük baş çevresi oluyor ve olması gereken persantil eğrisinin dışında kafasının hızla büyümesi, uzmanlara hidrosefaliyi düşündürüyor. Ancak baş çevresinin büyüme hızının düşük olması da başka sorunların belirtisi olabiliyor.

BOY
Genel olarak bebekler 50 cm civarında doğuyor ve ilk yıl genetik özelliklerinin dışında gelişiyor. Ancak bir yıldan sonra genetik yapılarına özgü persantil değerlere yaklaşıyorlar. Ancak doğum tartısı gebelik süresine göre düşük olarak doğan ve ilk 2 yaşta büyümede akranlarını yakalayamayan çocukların boylarının kısa olacağı biliniyor.

Uzmanlar, ülkemizde her yüz çocuktan 3 ile 15´inin kısa boylu olduğunu söylüyorlar. Ancak bunların yüzde 80-85´ini normal kısa boy olarak kabul ediyorlar. Yapısal ve genetik nedenlerle ortaya çıkan normal kısa boyluluk, toplumumuzda en sık görülen boy kısalığı. Ama bu çocukların boyları kısa olsa bile persantil eğrilerine göre, büyümeleri, normal hızında devam ediyor.

Bebekler 2-3 yaş civarında ise, kendi genetik özelliklerini yansıtan persantil değerlere ulaşırlar. Örneğin 2 yaşında boy bakımından 10. persantil değerine uyan bir çocuk, çoğu zaman 4-5 yaşlarında da o yaşa uyan 10.persantil eğrisi üzerinde bulunuyor. Çocuğun bulunduğu eğriden ayrılması, örneğin 50. persantilde giderken 10. persantile düşmesi, araya büyümeyi engelleyen bir olayın (hastalık, beslenme bozukluğu, psikolojik bozukluk) girdiğinin göstergelerinden biri.

Normal büyüyen bir çocuğun boyu 6-12 aylıktan sonra genetik potansiyeline uygun bir persantil değerine yaklaşmaya başlıyor. Genellikle 2-3 yaşlarından sonra anne-baba boyu ile çocuğun boyu anlamlı bağlantı gösteriyor. Bu nedenle boy uzunluğunu değerlendirirken , çocuğun persantil eğrisindeki konumunun anne ve babanın boy ortalamasını yansıtan hedef boya uygun olup olmadığını saptanması çok önemli.

Hedef boyu hesaplarken her toplumun kendi standartlarına göre kadın ve erkek boyu arasındaki farkı göz önüne almak gerekiyor. Kadın ve erkek arasındaki bu fark, Türk toplumu için 13 cm. Bu nedenle bir kız çocuğunda hedef boy, |(bababoyu-13 cm) + anne boyu/2], erkek çocuk için hedef boy, [Anne boyu + 13) + Baba boyu/2] formülü ile hesaplanıyor.

Makalenin Kaynağı: Anne Bebek Dergisi

 

YASAL UYARI : www.gelisimuzmani.com'un içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. www.gelisimuzmani.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

Sizde Yorum Yapın!

Adınız Soyadınız
:
E-Mail Adresiniz
:
Yorum Başlık
:
Yorumunuz
:



Bu Yazıyla İlgili Yorumlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

En Çok Okunan Yazılar

Kreş / Anaokuluna Başlayan Çocukta Uyum Süreci

Kreş/Anaokuluna başlama hem aile için, hem de çocuk için çok önemli bir adımdır. ... » Devamını Okuyun!

Pika Sendromu (Yabancı Madde Yeme Alışkanlığı)

Yenilebilir olmayan kireç, toprak, kil, kum, saç, boya, yapıştırıcı, kağıt gibi maddeleri yeme ile ilgili bir davranış bozukluğudur.... » Devamını Okuyun!

Çocuk ve TV

NEDEN TV İZLEMEYELİM..... » Devamını Okuyun!

0-3 Yaş Eğitim

Bebeğin yaşamı boyunca onu etkileyecek gelişimlerin en başında bilişsel gelişim vardır.... » Devamını Okuyun!

Dbt+ Polio (Difteri, Boğmaca, Tetanos Ve Çocuk Felci)

Dbt+ Polio (Difteri, Boğmaca, Tetanos Ve Çocuk Felci)... » Devamını Okuyun!

Çocuğunuz Anaokuluna Başlamaya Hazır mı?

Acaba çocuğumuzu anaokuluna kaç yaşında başlatmalıyız? Erken yaşta okula başlaması halinde ileride okuldan sıkılır mı? Henüz erken mi? Ya okula alışam... » Devamını Okuyun!

Aşı Takvimi

Üniversiteler Tarafından Önerilen Aşı Takvimi... » Devamını Okuyun!
GelisimUzmani.Com web sitesi;
Gelisimuzmani.com kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla içeriğini hazırlamaktadır. Sitede yer alan bilgiler doktor tedavisinin yerini tutamaz.

Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak ilaç tedavisine baslanmamalı ve tedavi değiştirilmemelidir.

Bu sitede yer alan yazılar kaynak gösterilmeden, kısmen de olsa kullanılamaz.

İlgili Linkler;
» Site Kullanım Koşulları » Gizlilik Politikası » Üyelik Sözleşmesi